Rayemer
Zaman Yönetimi

Okullar 14 Eylül'de Açılıyor: LGS ve YKS İçin İlk 9 Hafta

post

Okullar 14 Eylül'de Açılıyor: LGS ve YKS İçin İlk 9 Hafta

Yaz tatilinin son iki haftasındayız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı çalışma takvimine göre 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlıyor. Veliler bu tarihi genelde bir kez aratıp öğreniyor ve orada bırakıyor. Oysa LGS ya da YKS'ye hazırlanan bir öğrenci için asıl soru okulun ne zaman açıldığı değil: 14 Eylül'de çalan zille kasım ara tatili arasındaki dokuz hafta nasıl geçecek? Çünkü yılın geri kalanının tonunu büyük ölçüde o dokuz hafta belirliyor.

Önce takvimi görün: 2026-2027'nin kırılma noktaları

Program yapmanın ilk şartı, yılın nerede nefes alıp nerede sıkıştığını bilmek. Bakanlığın açıkladığı takvim şöyle:

  • 1 Eylül 2026: Öğretmenlerin mesleki çalışmaları başlıyor.
  • 14 Eylül 2026: Birinci dönem başlıyor.
  • 16-20 Kasım 2026: Birinci dönem ara tatili.
  • 22 Ocak 2027: Birinci dönem sona eriyor.
  • 25 Ocak - 5 Şubat 2027: Yarıyıl tatili.
  • 8 Şubat 2027: İkinci dönem başlıyor.
  • 8-12 Mart 2027: İkinci dönem ara tatili.
  • 25 Haziran 2027: Eğitim öğretim yılı sona eriyor.

Bu tarihleri buzdolabının kapağına asın. Çocuğunuzun karşısına "bu hafta ne yapacaksın" diye çıkmakla, yılın haritasını birlikte görüp "kasım ara tatiline kadar şuraya gelelim" demek arasında dağlar kadar fark var.

İlk dokuz hafta neden yılın en belirleyici dönemi?

14 Eylül ile 16 Kasım arası tam dokuz hafta ve arada tek bir tatil yok. Bu, tüm eğitim yılının kesintisiz en uzun çalışma bloğu. Müfredatta yeni konuların en yoğun işlendiği dönem de burası; özellikle matematik ve fen bilimlerinde sonraki her konunun üzerine bina edileceği temeller bu haftalarda atılıyor.

Uzun yıllardır aynı tabloyu görüyoruz: eylül ve ekimi "nasılsa daha çok var" diyerek geçiren öğrenci, kasımda konular üst üste binmeye başlayınca kaybettiği zamanı geri kazanmak için iki katı çalışmak zorunda kalıyor. Üstelik o noktada motivasyonu da düşmüş oluyor, çünkü ilk denemelerden beklediği sonucu alamıyor. Buna karşılık ilk dokuz haftayı düzenli geçiren öğrenci, kasım ara tatiline eksiksiz bir temelle giriyor ve yılın kalanında hız değil derinlik meselesiyle uğraşıyor.

Bu yüzden okula dönüş döneminde hedef "günde on saat çalışmak" olmamalı. Hedef, kasım ara tatiline kadar sürdürebileceğiniz bir tempoyu ilk haftadan kurmak olmalı.

Okul açılmadan önceki iki hafta: sessiz ama kritik

Elimizde 14 Eylül'e kadar iki haftalık bir hazırlık penceresi var. Bu pencerede yapılacak üç şey var ve hiçbiri ders çalışmak değil:

  • Uyku düzenini yerine oturtun. Tatilde gece ikide yatan bir öğrenci, okulun ilk haftasında derste uyanık kalamaz. Yatış saatini her gün 20-30 dakika öne çekerek okul açılmadan uyku ritmini normale döndürün. Bu, ilk dönemin en ucuz ve en etkili yatırımı.
  • Eksikleri tespit edin, kapatmaya çalışmayın. Geçen yılın konularından kısa bir tarama testi, çocuğunuzun nerede zorlandığını gösterir. Amaç bu iki haftada o eksikleri kapatmak değil; eylülde hangi konulara ekstra zaman ayrılacağını bilerek yola çıkmak.
  • Materyali önceden hazırlayın. Kaynak kitaplar, defterler, çalışma masasının düzeni okul açıldıktan sonra halledilecek işler olmamalı. İlk hafta zaten kendi kaosunu getiriyor.

8. sınıflar için: LGS'ye giden yolun ilk çeyreği

LGS'ye hazırlanan bir öğrenci için ilk dönem, soru sayısını artırma dönemi değil, doğru soruyu doğru yöntemle çözme alışkanlığını kurma dönemidir. Eylül-kasım arasında önerdiğimiz sıralama şu: önce konuyu okulda ve kursta tam anlamak, ardından o konunun temel sorularını hatasız çözebilir hale gelmek, en son yeni nesil soru tipine geçmek. Bu sırayı bozup doğrudan zor sorulara giren öğrenci, çözemediği her soruda kendine olan güvenini biraz daha yitiriyor.

Deneme sınavlarına da bu dönemde başlanmalı ama seyrek: ayda bir veya iki deneme, ilk dönem için yeterli. Denemenin amacı bu aşamada puan üretmek değil, hangi konunun eksik kaldığını göstermek. Küçükyalı LGS hazırlık kursu programımızda ilk dönem denemelerini tam da bu yüzden "tanı aracı" olarak konumlandırıyoruz; öğrenciye net sayısı üzerinden değil, kaçırdığı konu üzerinden geri bildirim veriyoruz.

12. sınıflar ve mezunlar için: TYT-AYT dengesini baştan kurmak

Üniversiteye hazırlanan öğrencilerin ilk dönemde en sık yaptığı hata, iki sınavdan birini ihmal etmek. Kimisi "önce TYT'yi bitireyim" diyerek AYT konularını şubata bırakıyor, kimisi de alan derslerine gömülüp temel yeterlilikleri es geçiyor. İkisi de aynı yere çıkıyor: nisanda telafi edilemeyecek bir birikim.

İlk dokuz haftada haftalık programın her iki sınavı da içermesi gerekiyor. Oran öğrenciye ve hedef bölüme göre değişir, ama ikisinden birinin sıfırlandığı bir program ilk dönemde kurulmamalı. 12. sınıfta okul dersleri, kurs ve bireysel çalışma aynı takvime sığmak zorunda olduğu için bu dengeyi tek başına kurmak zor; Bostancı YKS hazırlık öğrencilerimizde haftalık programı danışman öğretmenle birlikte çıkarmamızın sebebi bu. Belirli bir derste tıkanma varsa, tüm programı bozmak yerine birebir ders ile o dersi ayrı ele almak daha verimli oluyor.

Veliye düşen: takip etmek ile baskı yapmak arasındaki ince çizgi

İlk haftalarda velilerden en çok duyduğumuz cümle şu: "Ben bir şey demiyorum ama o da hiç oturmuyor." Genelde sorun ilginin azlığı ya da çokluğu değil, ilginin yanlış yere yönelmesi oluyor. "Bugün kaç saat çalıştın" sorusu öğrenciyi savunmaya geçiriyor; "bu hafta hangi konuyu bitirdin" sorusu ise konuşmayı somut bir zemine taşıyor.

Bir de şu var: eylül ayında konulan hedefin gerçekçi olması, kasımda o hedefin tutması demek. Haftada 2000 soru çözeceğini söyleyen bir öğrenci üçüncü haftada pes ediyor; haftada 600 soruyu düzenli çözen öğrenci ise kasıma geldiğinde hem alışkanlığı hem de birikimi elde tutuyor. Maltepe, Küçükyalı ve Bostancı'dan gelen öğrencilerimizde ilk dönem hedeflerini bilinçli olarak düşük tutup kademeli artırmamızın sebebi bu.

Sık Sorulan Sorular

Okullar açılmadan önce ders çalışmaya başlamak şart mı?

Şart değil, hatta yoğun bir çalışma programı bu iki haftada ters tepebilir. Yapılması gereken, uyku düzenini okula uygun hale getirmek ve geçen yılın eksiklerini kısa bir taramayla görmek. Asıl tempo 14 Eylül'de başlasın.

İlk dönemde hangi derse ağırlık verilmeli?

Tek bir doğru cevap yok; bu öğrencinin eksiklerine ve hedefine göre değişir. Ancak genel kural şu: yeni konuların üzerine bina edildiği dersler (matematik, fen bilimleri) ilk dönemde asla geri planda kalmamalı, çünkü buradaki bir boşluk ikinci dönemde katlanarak büyüyor.

Deneme sınavlarına ne zaman başlanmalı?

Konu bitmeden deneme çözmek moral bozar; hiç deneme çözmemek ise sınav kondisyonunu geciktirir. Dengeli yol, ilk dönemde ayda bir-iki deneme ile başlayıp ikinci dönemde sıklığı artırmak. İlk dönem denemelerine puan olarak değil, eksik haritası olarak bakın.

16-20 Kasım ara tatilinde çocuğum dinlensin mi, çalışsın mı?

İkisi de. Dokuz haftalık kesintisiz bir dönemin ardından tamamen çalışmasız bir hafta ritmi bozar, tam kapasite çalışılan bir hafta ise tükenmişlik getirir. Genelde önerdiğimiz, günün yarısını birinci dönem eksiklerine ayırmak ve geri kalanını gerçekten dinlenmeye bırakmak.

Özetle: 14 Eylül'e kadar kalan iki hafta hazırlık, sonraki dokuz hafta ise inşaat dönemi. Bu iki bloğu doğru kurgulayan öğrenci yılın kalanını çok daha rahat geçiriyor. Çocuğunuz için nasıl bir program kurulması gerektiğini konuşmak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz; seviye tespitiyle başlayıp haftalık planı birlikte çıkaralım.